30 Eylül 2015 Çarşamba

Yağmurlu Günlere Merhaba :)





Sevgi dolu merhabalar herkese;


Sıcacık yaz günlerinin yerini bulutlu ve yağmurlu havaya bıraktığı

günlere biz kısaca hoş geldin sonbahar diyoruz  :) 

İçinde bulunduğumuz havalar her ne kadar kasvetli de olsa 

moralimizi bozmuyoruz ve bu durumdan da keyif almaya 

bakıyoruz.Peki ne mi yapıyoruz?Tabii ki rengarenk şemsiyelerle 

arkadaş oluyoruz.










Peki bu şemsiyeleri nereden bulabiliriz.

Aslında her yerde var;ama benim en sevdiğim ;



T-box




















































Ben en çok ilk resimdekini sevdim;ama tercih sizin.

Daha farklı modellere de t-box ürünleri satan 

Boyner'den ya da farklı mağazalardan da ulaşabilirsiniz.






Bulutlu ve yağmurlu günlerde bize düşen yağmurun kokusunu 

içimize çekmek ve doğayı biraz daha derinden hissetmek.

Unutmayın;her mevsimde farklı bir aşk saklıdır.

Önemli olan onu doya doya yaşamaktır.


Aşk ile kalın...

27 Eylül 2015 Pazar

EVLİLİK PROGRAMINDA HAYALLERDEN HAYATLARA



Herkese merhaba;


Bu konuya değinsem mi değinmesem mi diye düşünürken biraz sonra bahsedeceğim şahısın hala programda bulunması,konu üzerine bir şeyler söylemem gerektiğini hissettirdi bana.

Hepimizin bildiği gibi evlilik programı furyası yıllar önce başladı ve arz talep neticesinde niceliği artarken ne yazık ki nitelikte git gide düşüş yaşandı.Zaten niteliği var mıydı,bunu çok fazla tartışmak istemiyorum.Bir söz ederken de kimseyi kırmak istemem.Dediğim gibi arz-talep.






Ortamı hararetlendirmek için gelen cast ekibini saymazsak;programa katılan insanların da belli hayalleri,umutları var.Aşk umudu demem,asla da diyemem.Çünkü aşkta kriterler olmaz.Ev,araba,sosyo ekonomik durum,vb. kıstaslarla hayatının aşkı bir evlilik programında karşına çıkmaz. Önyargılı olmak istemem;ama sanmıyorum.Ama yaşamını devam ettirmek istediğin,hoşlandığın hatta sevebileceğin birine rastlayabilirsin belki.Yani inandığımı pek söyleyemem ama ihtimal var diyelim.

Neyse gelelim esas konuya.İsim vermeyeceğim ama zaten programa ait detayı verdiğimde hepiniz anlayacaksınız.İki ünlü ismin sunduğu programda (diğerlerini tek kişi sunuyor çünkü) ;) yaklaşık iki hafta önce şahit olduğum bir olayı anlatacağım.Kadından Ş,erkekten de E diye bahsedeceğim. Ş ve E. haziran ayında programda nişanlanmışlar.Ben seyrederken demek ki aradan üç ay geçmiş. E yüzüğü atmış ve Ş' den ayrılmak istediğini söylüyor. Ş programda ağlıyor. E bahanelerini sayıyor;çok kıskanç,çocuk gibi,sinirli,vb...Bahane çok.Sonrasında demez mi eşim oldu o benim diye.Program sunucularından yine çıt yok. E devam ediyor,imam nikahlı eşimdi benim demeye.Yorumlar alınıyor tabii o arada.Kimse de "ne imam nikahı,siz nasıl yaparsınız bunu?" demiyor,sunucular da dahil.

Sadece bir kadın,koca stüdyoda o kadar kadın varken sadece tek bir kadın söz alıyor ve "birbirinizin elbisesi oldunuz mu?" diye soruyor.Birlikte oldunuz mu sorusunun kibar yollu ifadesi işte ona göre.Adam "evet" diyor.Ve kadın devam ediyor "bitti diyorsun,o zaman boş ol dedin mi üç defa?"

Program alevleniyor tabii.Sunucular hemen lafa giriyor."Bizim burada evlilik danışmanlarımız var,çok değerli din adamlarımız var..". Yorumcu kadın hemen susturuluyor,konu kapatılıyor ve E ile Ş ye konuşmaları için zaman tanınıyor.Ve atılan yüzükler tekrar takılıyor.




                                              http://artlifeandeveryhing.blogspot.com.tr/


İnsanlar evlilik tercih eder ya da etmez.Birlikte olurlar ya da olmazlar,bunlar özgürce kendi kararları neticesinde yaşayacakları şeyler.Kimsenin yorumuna açık değil elbette.Benim karşı olduğum ya da eleştirdiğim şey bu değil.Benim sinirlendiğim şey bunun bir evlilik programında oluyor olması.Katılan insanları denetlemiyor olmaları.Resmi nikah olmadan katılımcılarının imam nikahı yapmalarına izin vermeleri.Hadi bilmiyorlar diyelim,öğrenince de onları programdan çıkartmamaları.

Bununla bitti mi,tabii ki de bitmedi.Arife günü tesadüfen aynı programda yine E. Neymiş Ş ile olmuyormuş,ayrılmışlar. Ş orada yok,telefon bağlantısı yapılıyor. Ş yine ağlıyor,olmadı,yapamadık diyor.Konuştukça ortaya çıkıyor "E bana şiddet de uyguladı" diyor.Anlatmaya devam ediyor;ama Ş susturuluyor ve yayından alınıyor.Yaptın mı yapmadın mı diye soruyor herkes.Yapmadım diyen adam birden  "çok içti,kafayı buldu,beni rezil etti,ne yapayım" tarzı bir söylemle haklı çıkarmaya çalışıyor yaptıklarını.Sunucular "E yapmaz,o çok düzgün bir adam" diyerek konunun üzerini örtüyor ve programlarının bu çalkantıyla anılmasını engellemek için farklı bir konuya geçiyorlar.

Oysa yapmaları gereken o kadını konuşturmak,yapmaları gereken olayı araştırmak ve zaten en baştan yapmaları gereken o adamı programdan atmak...

Erkek sunucunun sürekli ataerkil söylemle konuştuğu erkek ve ailesini egemen tutarken,kadını ve ailesini ikincil ilan eden tavrını ;kadın sunucunun ise kadın bilincinden yoksun olması bu sonuçları çok da beklenmedik yapmıyor...Olan yine kadına oluyor.Yaşadığı duygusal ve fiziksel travmayla kalıyor.Büyük kanallarda olup şu ana kadar seyrettiklerim içinde en kalitesiz olanı desem haksız sayılmam.Çünkü kadın hakları ihlali yapılabilecek en büyük yanlış bana göre.Hem de ülkemizde bu kadar çok kadına şiddet ve kadın cinayeti varken...

İnternete yazın ve seyredin,abartmadığımı siz de göreceksiniz.

Sevgi,aşk,duygular bu kadar basit değil,olmamalı da.İnsanlar da reyting uğruna kendilerini harcatmamalı.Ve de biz kadınlar,bir başka kadının canı yandığında sessiz kalmamalıyız.Birbirimizin yanında olmalıyız.

Gerçek sevgi ve gerçek aşkla geçecek günlere...





25 Eylül 2015 Cuma

Mucize Kurabiyeler



Herkese sevgi dolu bir merhaba;

Değişik,lezzetli ve kolay bir şeyler yapmak istiyorsunuz;ama mutfağınızda bunun için yeterli malzeme yok.Üzülmeyin ve mucizelere inanın.Çünkü bu tarif tam size göre.Hem kolay hem çabuk hem de az malzeme :)

Bir gün kardeşimle canımız tatlı bir şeyler istedi.Biz de kurabiye yapmaya karar verdik;ama evde hiç un kalmamıştı.Ama bu bizi durdurdu mu,tabii ki de hayır.Hemen un olmadan yapılabilecek bir şeyler aradık internette ve bu muhteşem tarife rastladık.Aslında ilk başlarda biraz tereddüt ettik,hatta yapmaya başladıktan sonra bile devam etti şüphelerimiz.Çünkü o görüntüden böyle muhteşem bir tat çıkacağını hiç tahmin edemedik.Demek ki neymiş;önyargılı olmak iyi bir şey değilmiş :)


Gelelim malzemelere:

1,5-2 çorba kaşığı kakao 
1/2 su bardağı toz şeker
1 yumurta akı
1/2 paket kabartma tozu
Varsa bir avuç fındık ya da ceviz

Yapılışı:

Tüm malzemeleri rondoda  çekin.Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsinizin üzerine tatlı kaşığı yardımıyla istediğiniz boyutlarda karışımdan dökün.Bence çok büyük koymayın;çünkü zaten fırında bir parça daha büyüyor.Biraz da üzerine pudra şekeri serpin ve 140 derecedeki fırına koyun.Pişme süresi değişiyor;fırının içine baktıkça zaten olup olmadığını anlarsınız;ama tahmini 20-25 dk içinde pişiyor.Ve fırından çıktıktan sonra bu güzel görüntüye kavuşuyor.



Ve tadı da en az görüntüsü kadar güzel. Acıbademe benziyor desem abartmış olmam.Bakalım siz de beğenecek misiniz?

Ben deneyin derim,hele de yanında kahve yapmışsanız :)




Afiyet olsun :)

Sevgiyle ve aşkla...


Hayatın Renkleriyle Merhaba




Herkese sevgi dolu bir merhaba...

Artık ART LIFE & EVERYTHING olarak aranızdayım.Peki ben kim miyim? Aslında sizlerden biriyim.Biliyorum benzerliklerimiz ve farklılıklarımızla birlikte zenginleşiyoruz biz.O yüzden beni ben yapan şeylerden bahsedeyim biraz.

Sosyoloji lisans ve yüksek lisanstan sonra şu anda doktora eğitimine devam ediyorum.Hala öğrenciyim ve bundan çok mutluyum.Ayrıca facebook sayfamda yazılarımı paylaşıyorum.Mayıs ayında ilk romanım BEKLENEN ile yayın hayatına adım atan yeni bir yazarım.Konuşurken söylemek istediklerimiz ile söylediklerimiz arasında boşluklar oluşuyor;işte yazarak bu boşlukları kapattığımı düşünüyorum.Çünkü her birimizin içinde sözcüklerden,duygulardan bir buz dağı var.Ağzımızdan çıkanlar sadece görünen;görünmeyeni ise yazdıklarımızla görünür kılıyoruz.Size ufak bir tavsiye,rahatlamak için arada yazın,kimsenin okumasına  da gerek yok ;)

Bol bol geziyorum,yeni yerler görmeyi,özellikle de denizi seyretmeyi çok severim.Dalgalar huzur verir...Gerçek ve kurgu arasında gidip gelmeyi de severim,bir filmden diğer filme de olur bazen yolculuklarım.Elimden geldiğince film festivallerini kaçırmamaya çalışırım.Tiyatro,müzik ve kitaplar hayatı anlamlı kılan,önce insanın kendisini sonra da toplumu değiştirebilecek olan kuvvet.Altın yumruk bunların birleşimidir...

Moda ve yemek; onlar da hayatın olmazsa olmazları.Zamanla hepsine değineceğim.Dediğim gibi hayatın her alanına dokunacağız birlikte.Ayrım yapmadan,kimseyi ötekileştirmeden,sevgiyle ve aşkla kucaklayacağız yaşamı.Birlikte renklendireceğiz hayatı...

                                                        Her anını aşk ile kucaklayacağımız günlere :)